Yazılım Yazarı Menu

Permalink:

Adını “Sevgililer Günü” Koydum!

Merhaba, olmayan ama bir gün olmasını umduğum okurlar :)
Bu gün başımdan geçen enteresan bir iki meseleyi hemen yazıya dökmek istedim.
Alışveriş merkezine gidip, C# üzerine kitapları karıştırmaya başladım 3 adet kitap buldum hangisini almam gerektiğine karar vermemdeki etkeni aradım boyu mu önemli, işlevimi derken birisi geldi yazılımcıymış konuştuk sohbet falan onun önerisiyle Sefer ALGAN’ın Her yönüyle C# kitabını almaya karar kıldım. Kitap Mağazasından çıkıp AVM’nin mağazasına doğru yol aldım, reyonları gezerken tablo, süs eşya vs. kısmına geldiğimde Batı’nın bağrından kopmuş, ailesinden uzak anadolu topraklarına yerleşmiş ünzilelerimizi, üniversiteleri kızlarımızın konuşmasına şahit oldum. Diyalog şu şekildeydi;

a: Tablolara falan mı baksak ki ?

b:Şunlar güzelmiş bak..

c:Ha ya şey sevgililer günü ne zaman ?

a:Şubat’ta daha 14′ü

c:Biz hangi aydayız şuan?

a:Daha var ya..

Diyalog aynen buydu, Ekim ayından Şubat ayına hazırlık yapması sevgilisini çok sevdiğinden mi yoksa sevgilerin yapmacıklaştığından mı bilinmez ama bir gerçek var ki bende kalsın, asıl merak ettiğim eğer 14 Şubat’a az kalsa bu kız orada sevgilisine ne alacaktı? “Bak aşkım Picasso tablosu sevgililer günün kutlu olsun!” diyerek yazımı bitiriyorum bu arada c# kitabını bitirdikten sonra yorumunu buraya ekleyeceğim umarım faydası dokunur ilk gözlemime göre başlarda bildiğim mevzular var fakat ilerledikçe bilmediğim konulara doğru gidiyor bu kitap sayesinde C# olayını da halletmiş olacağız, bunun yanına dikkatimi çeken bir kitap daha var almak ve almamak arasında kararsız kalıp tranvayda gelirken alma kararı aldığım ve bayramdan sonra ilk iş sırasına koyduğum bu kitabıda ilerleyen günlerde burada görebilmeniz mümkün derken ikinci bomba aklıma geldi.

Bir abi 25-30 yaşlarında yemeğini alıp masaya geçti 15 dk içinde tüm yemeği üstüne döken ve kıyafetine süper bir ziyafet çektiren abimiz kainatın tüm bu “yeme artık yeter, anti obezite!” sinyallerine rağmen inatçı çıktı, benim kıyafetimden neyim eksik deyip kendisine birde dürüm söyleyen abimiz daha oturmadan onu da döktü, yandaki bayanın feryadını anlayamadım ben orada kadın “ayh ” dedi sonra utandı bi mallaştı adama karşı o anda dikkatimi çekti baktığımda bu sefer abimiz sandalyesine ziyafet çekmişti ve evrenin sinyalini alan abimiz yanındaki vatandaşa “Yemeyeceğim ya boşver,hadi kalkalım” dedi. Bu noktada kendimi tutamadım güldüm ama çok sıktım valla bak ya, adamı görseniz sizde gülerdiniz. Anti-depresan kullanmak falan hikaye dışarısı pskolojiyi düzeltiyormuş bunu anladım. Memleketim benim, onun insanından alâ anti-depresan varmı Dünya’da diyorum ve yazıyı sonlandırıyorum.

(493) kez okundu.

  • Yorum bırakıyor olduğunuz için teşekkürler.